AÄŸacı ve meyvesi olan hurma, çok eski zamanlardan beri bilinir ve tarımı yapılır. Yaklaşık 23 metre yüksekliÄŸe kadar büyüyen aÄŸacın gövdesi, düşen yaÅŸlı yaprakların sap kalıntılarıyla kaplıdır. Gövdenin tepesinden çıkan yaklaşık 5 metre uzunlukdaki parlak, tüysü yapraklar gösteriÅŸli bir taç oluÅŸturur. Yalnızca bir sert tohumdan oluÅŸur. Genellikle yumurta ÅŸekilli meyvelerin büyüklügü, rengi ve muhtevası yetiÅŸme ÅŸartlarına göre deÄŸiÅŸir. Ağırlığı 8 kg.’a ulaÅŸan bir salkımda binden çok meyve bulunabilir. Dikiminden 4-5 yıl sonra meyve vermeye baÅŸlar. 10-15 yıl içerisinde ise en verimli dönemine ulaşır. Her aÄŸaçtan 40-80 kg. ürün elde edilir. Normal ömrü 150 yıl kadardır.
Tazesi, kurusu, büyüğü, küçüğü ile adeta bin bir çeÅŸidi vardır. Medine’deki hurma pazarına gidenler renk renk, çeÅŸit çeÅŸit hurma cinsini görünce ÅŸaşırırlar.
Bilinen en eski bitki çeÅŸitlerinden biri olan hurma, günümüzde lezzetinin yanı sıra besleyici özelliÄŸi nedeniyle de tercih edilen bir besindir. Her geçen gün keÅŸfedilen faydaları hurmayı, hem gıda hem de ilaç olarak kullanılan bir besin haline getirmiÅŸtir. Hurmanın sahip olduÄŸu bu özelliklere Meryem Suresi’nde dikkat çekilmiÅŸtir.
“Derken doÄŸum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki: “KeÅŸke bundan önce ölseydim de, hafızalardan silinip unutuluverseydim.” Altından (bir ses) ona seslendi: “Hüzne kapılma, Rabbin senin alt (yan)ında bir ark kılmıştır.” Hurma dalını kendine doÄŸru salla, üzerine henüz oluÅŸmuÅŸ-taze hurma dökülüversin.” Artık, ye, iç, gözün aydın olsun.” (Meryem Suresi 23-26. Ayetler)
Allah’ın, Hz. Meryem’e “hurma yemesini” bildirmesinin pek çok hikmeti vardır. Allah’ın Hz. Meryem’in doÄŸumunu kolaylaÅŸtırmak için sunduÄŸu nimetlerden biri olan hurmanın, özellikle hamile ve doÄŸum yapan kadınlar için önemi ve faydaları, bugün bilimsel olarak da bilinmektedir. Hurma içerdiÄŸi %60-65 oran ile en çok ÅŸeker içeren meyvelerden biridir. Doktorlar, hamile kadınlara doÄŸum yaptıkları gün hazmı kolay meyve ÅŸekeri içeren yiyecekler verilmesi gerektiÄŸini belirtmektedirler. Bunun amacı, annenin zayıf düşen vücuduna enerji ve canlılık kazandırmak, aynı zamanda da yeni doÄŸan bebeÄŸe gerekli olan sütün oluÅŸabilmesi için, süt hormonlarını harekete geçirmek ve anne sütünü çoÄŸaltmaktır.
Ayrıca doÄŸum sırasında meydana gelen kan kaybı, vücut ÅŸekerinin düşmesine sebep olur. Hurma vücuda tekrar ÅŸeker giriÅŸinin saÄŸlanması açısından önemlidir ve tansiyon düşmesini de engeller. Kalori deÄŸerinin çok yüksek olması sebebiyle hastalıktan güçsüz düşmüş ya da yorgun olan kimseler için özellikle çok faydalıdır. Bu bilgiler, Allah’ın Hz. Meryem’e, hem kendisine enerji ve canlılık verecek hem de bebeÄŸin tek gıdası olan sütün meydana gelmesini saÄŸlayacak hurmadan yemesini bildirmesindeki hikmetleri ortaya koymaktadır. ÖrneÄŸin hurma insan vücudunun saÄŸlıklı ve zinde kalabilmesi için hayati önem taşıyan 10′dan fazla element içermektedir. Bu nedenle günümüzde bilim adamları, insanın sadece hurma ve suyla yıllarca yaÅŸayabileceÄŸini belirtmektedirler. Bu konuda tanınmış uzmanlardan biri olan V. H. W. Dowson ise, bir hurma ve bir bardak sütün bir insanın günlük besin ihtiyacını karşılamaya yeteceÄŸini söylemektedir. Peygamber (s.a.v.) efendimizin ”İçinde hurma bulunan evin halkı aç kalmaz” hadisi bu manada çok anlamlıdır.
Hurmada bulunan oksitosin maddesi de, modern tıpta doÄŸumu kolaylaÅŸtırıcı bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Oksitosin, doÄŸumu kolaylaÅŸtırıcı etkisi nedeniyle pek çok kaynakta “rapid birth” yani “hızlı doÄŸum” ifadesiyle tanımlanmaktadır. DoÄŸum sonrasında ise anne sütünü artırıcı etkisiyle bilinmektedir. Oksitosin esasen beyinde salgılanan doÄŸum sancılarını baÅŸlatan bir hormondur. DoÄŸum öncesi vücudun tüm hazırlıkları bu hormon sayesinde baÅŸlar. Hormonun etkisi ana rahmini oluÅŸturan kaslarda ve anne sütünün salgılanmasını saÄŸlayan kas yapısındaki hücrelerde görülür. DoÄŸum esnasında ana rahminin etkili olarak kasılması doÄŸumun gerçekleÅŸebilmesi için son derece önemlidir. Oksitosin de, rahmi oluÅŸturan kasların çok güçlü bir ÅŸekilde kasılmasını saÄŸlar. Ayrıca oksitosin yeni doÄŸmuÅŸ olan bebeÄŸin beslenmesi için anne sütünün salgılanmasını baÅŸlatır. Hurmanın tek başına bu özelliÄŸi -oksitosin içermesi- bile Kuran’ın Allah’ın vahyi olduÄŸunun önemli delillerinden biridir. Hurmanın tıbbi olarak faydalarının tespit edilmesi ancak yakın tarihlerde mümkün olmuÅŸtur. Halbuki Kuran’da 1400 sene evvel Allah’ın Hz. Meryem’e hamilelik döneminde hurma ile beslenmesini vahyettiÄŸi bildirilmektedir.
Hurma hamile ve emzikli hanımlar içinde çok faydalıdır. Anne karnındaki çocuğun gelişmesini ve hamileliğin anneyi zayıf düşürmesini önler. Emziklilerin sütleri bol ve besleyici olur.
Ayrıca hurmada insan vücuduna bol miktarda hareket ve ısı enerjisi kazandıran, vücutta parçalanıp kullanılması sindirimi ve özümlemesi kolay olan bir şeker türü bulunmaktadır. Üstelik bu şeker kan şekerini hızla yükselten glikoz değil, meyve şekeri fruktozdur. Glisemik endeksi düsük olan bu gida sismanlama tehlikesine yol açmaz. Özellikle şeker hastalarında kan şekerinin hızla yükselmesi, pek çok organı olumsuz olarak etkiler, ancak en çok hasar gören organ ve sistemler göz, böbrekler, kalp-damar sistemi ve sinir sistemidir. Gözde görme kaybına kadar varan rahatsızlıklar, kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi pek çok ciddi hastalığın en önemli nedenlerinden biri kan şekeri yüksekliğidir.
Modern tıbbın bu meyveye”baÅŸ meyve” olarak bakması boÅŸuna deÄŸildir. Zira bir insanın muhtaç olduÄŸu bütün elementleri ihtiva ettiÄŸi için sadece hurma ve suyla yıllarca yaÅŸamak mümkündür.
Hurma içerik olarak çok çeşitli vitamin ve minerale sahiptir. Lif, yağ ve proteinler açısından da çok zengindir. Hurmada sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, kükürt, fosfor ve klor da bulunmaktadır. Hurma ayrıca A vitamini, betakaroten, B1, B2, B3 ve B6 vitaminlerini de içerir.
Hurmada bulunan vitamin ve minerallerin, normal insan vücudunda ve hamilelik zamanlarındaki faydalarından bazılarını ise şöyle sıralayabiliriz:
Hurmanın besleyici oranının gücü, içerdiği uygun mineral dengesinden kaynaklanmaktadır. Hurmada, hamilelikte kadınların alması gereken bir B vitamini olan folik asit de bulunmaktadır. Folik asit (B9), vücutta yeni kan hücresi yapımında, vücudun yapı taşı olan amino asitlerin yapımında ve hücrelerin yenilenmesinde önemli görevler üstlenen bir vitamindir. Bu yüzden hamilelikte folik asit ihtiyacı belirgin şekilde artar ve günlük ihtiyaç iki katına çıkar. Folik asit seviyesi yetersiz olduğunda yapısal olarak normalden büyük, ancak işlevleri düşük alyuvar hücreleri meydana gelir ve kansızlık belirtileri ortaya çıkar.
Özellikle hücre bölünmesinde ve hücrenin genetik yapısının oluşmasında önemli rol oynayan folik asit, hamilelik sırasında gereksinimi iki katına çıkan tek maddedir. Hurma da, folik asit açısından çok zengin bir besin türüdür.
Öte yandan hamilelikte meydana gelen uzun süreli bulantı ve fiziksel tepkimeler nedeniyle potasyum eksikliği açığa çıkar ve bu durumda da potasyum takviyesi yapılması gerekir. Hurmada bol miktarda bulunan potasyum bu açıdan büyük önem taşıdığı gibi, vücuttaki su dengesinin korunmasında da son derece etkilidir.
Ayrıca potasyum beyne oksijen gitmesine de yardımcı olarak berrak düşünebilmeyi sağlar. Bununla beraber vücut sıvıları için uygun alkalik özelliği sağlar. Zehirli vücut atıklarını dışarı atması için böbrekleri uyarır. Yüksek kan basıncını düşürmeye yardım eder ve sağlıklı deri oluşumunu sağlar.
Hurmada bulunan kalsiyum ve fosfat ise, iskelet oluşumu ve vücudun kemik yapısının dengelenmesi için çok önemli elementlerdir. Hurma, içerdiği bol fosfor ve kalsiyum ile kemik zayıflığına karşı bünyeyi korur ve bu hastalıkların azaltılmasına yardım eder.
Hurma sahip olduğu çesitli maddelerle vücudun vakitsiz ihtiyarlamasına mani olur. Bol hurma yiyenler bedeni ve zihni bakımdan gençleşirler.
Hurmanın gıda değeri çok yüksektir. Bu sebeple bedenen ve zihnen agğır çalışanlara, bedeni ve zihni yorgunluk çekenlere, hastalıktan bitap düşmüş olanlara çok fayda verir. Hurma hem enerji verir hemde kasların ve sinirlerin gelişmesini sağlar.
Bilim adamları hurmanın stres ve gerginliği giderici etkisine de dikkat çekmektedirler. Berkeley Üniversitesi uzmanlarının yaptığı araştırmalar, sinirleri güçlendiren B6 vitamininin ve kasların çalışmasında önemli rol oynayan ve bu sebeple kalp krizini önleyici tesiri olduğu bilinen magnezyum mineralinin hurmada yüksek miktarda bulunduğunu ortaya koymuştur.
Hurma ayrıca içerdiği magnezyum ile, böbrekler için de son derece önemlidir. Bir insan günde 2-3 tane hurma yiyerek vücudunun magnezyum ihtiyacını karşılayabilir. Bu madde vücudu kansere karsi korumaktadır. Hurmanın çok tüketildiği ülkelerde kansere tutulma oranı çok azdır.
Newsweek dergisinde (Kasım 98) çıkan haberde günümüzün yaygın problemi olan prostat büyümesinde hurma ekstrelerinin son yılların flas ilacı proscar (Merck) kadar iyi geldiği, üstelik yan etki göstermediği bildirilmektedir.
İçerdiği B1 vitamini ile sinir sisteminin sağlıklı olmasını kolaylaştırır. Vücuttaki karbonhidratların enerjiye çevrilmesine, protein ve yağların vücudun diğer ihtiyaçları için kullanılmasına yardımcı olur. B2 vitaminiyle de, vücudun enerji sağlaması ve hücrelerin yenilenmesi için protein, karbonhidrat ve yağların yakılmasına yardımcı olur.
Hamilelikte A vitaminine olan ihtiyaç da artar. Hurma, içindeki A vitamini sayesinde, görme gücünü ve vücut direncini artırır, kemik ve dişlerin güçlenmesini sağlar. Hurma, betakaroten açısından da son derece zengindir. Betakarotenin hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önleyici özelliği vardır.
Ayrıca diğer meyveler genellikle protein açısından yetersizdir, ancak hurma protein de içermektedir. Bu özelliği sayesinde vücudun hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı korunmasını sağlar, hücreleri yeniler ve vücut sıvısını dengeler. Örneğin et de faydalı bir gıdadır ancak özellikle hamilelik döneminde taze bir meyve olan hurma kadar fayda vermeyebilir. Hatta böyle bir dönemde etin fazla tüketilmesi vücutta zehirlenmeye neden olabilir. Hazmı kolay olan, hafif sebze, meyve türü yiyeceklerin tercihi daha uygun bir seçimdir.
Hurmanın içerdiği demir, kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobin sentezini kontrol eder ve bu da hamilelikte kansızlığın engellenmesini ve bebeğin gelişimi için hayati önem taşıyan kandaki alyuvarlar dengesinin uygun hale gelmesini sağlar. Bilindiği gibi alyuvarlar kanda oksijen ve karbondioksiti taşıyarak hücrelerin canlılığını sürdürmesinde rol oynarlar. Çok fazla demir içermesi sebebiyle, bir insan günde 15 tane hurma yiyerek vücudunun demir ihtiyacını karşılayabilir ve demir eksikliğinden kaynaklanan rahatsızlıklardan korunmuş olur.
Hurma ile ilgili tüm bu bilgiler, Allah’ın sonsuz ilmini ve insanlara olan rahmetini ortaya koymaktadır. Görüldüğü gibi modern tıbbın ancak günümüzde tespit edebildiÄŸi hurmanın – özellikle de hamilelik döneminde ki – faydalarına Kuran’da 14 asır önce iÅŸaret edilmiÅŸtir.
“O, gökten su indirendir. Bununla herÅŸeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeÅŸillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiÅŸ taneler türetiyoruz. Ve hurma aÄŸacının tomurcuÄŸundan da yere sarkmış salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz.) Meyvesine, ürün verdiÄŸinde ve olgunluÄŸa eriÅŸtiÄŸinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır.” (Enam Suresi 99. Ayet)
Sonuç olarak hurma, hem bir gıda hemde ilaçtır. Şifa verici özelliği belirgindir. Aynı zamanda meyvedir. Bir diğer yönü ise nefis bir tadı oluşudur.
Kısacası hurma; şaşırtıcı özelliklere sahip harika ve mükemmel bir besindir.

































